NE SAĞ, NE SOL. ÖNCE TÜRKİYE!!!
EdipÖlmezYurdakul

Başka Türkiye Yok!!

SİZDEN GELENLER BÖLÜMÜNE HER TÜRLÜ YAZILARINIZI GÖNDERİP YAYINLATABİLİRSİNİZ. OLMEZYURDAKUL@GMAİL.COM ADRESİNE YAZINIZI GÖNDERMENİZ YETERLİDİR.

• 20/3/2007 - Resmen bölücülük!

Bölüm: Siyaset

 

ABD ve Avrupa Birliği’nin emperyalist politikalarına hizmet eden Milliyet gazetesi, sözde “araştırma” adı altında bölücülük yapmayı sürdürüyor. Son aylarda Türk milliyetçiliğine ve Türk milliyetçilerine hakaretlerini yoğunlaştıran gazete, dün Türk-Kürt ayrımını manşetine kadar taşıdı.

 

Psikolojik harekat
 “Bİz kimiz?” başlığıyla sunulan ve buram buram ihanet kokan araştırmaya, sivil toplum örgütleri büyük tepki gösterdi. Gerçek Türk aydınları,  “Yaptıkları, Türkiye’nin varlığına yönelik bir psikolojik harekattır. Milliyetçilikten rahatsız olanlar önce kendini sorgulasın” dedi.

 

TESEV’i aratmıyor
Milliyet, Genelkurmay Başkanlığı’nı da hedef alan SOROS destekli TESEV’in araştırmalarını gölgede bıraktı.

 

Bu harekât Türkiye’nin varlığına yöneliktir

 

Ş. ERUYGUR
Türkiyelilik kavramı,Türk ulusuna büyük bir saygısızlıktır

 

S. AYGÜN
Bir insan Türkiyeli olamaz. Ya Türk’dür ya değil

 

Ş. ÖZCAN
Güçle hakim olamadılar; simdi taktik peşindeler

 

M. ERKAL
Türkiyelilik asla bir kimlik olamaz; coğrafi ifadedir

 

A. KÜLEBİ
Yalnızca milliyetçiler dönen oyunların farkında

 

N. GÜRGÜR
Milliyetçilik-ten rahatsız olanlar kendini sorgulasın

 


Bu harekât Türkiye’nin varlığına yöneliktir
Sivil toplum temsilcileri Türk kimliğinden rahatsız olanları topa tuttu

 

Milliyet kaşımaya devam ediyor
AB ve ABD destekli milliyetçileri yok etme operasyonu Milliyet gazetesinin araştırma haberleriyle sürüyor. Son bir haftada konuyla ilgili 2 birinci sayfa manşeti ile 5 tam sayfa habere yer veren gazete, dün de “En fazla Kürt hangi şehirde yaşıyor” başlığıyla bir haber yayınladı. Bölgelerin demografik özelliklerine yer verilen haberde,11 milyon nüfuslu İstanbul’un 1,5 milyonunun Kürt olduğu ifade edildi. Bölgeler arası gelir dağılımına da vurgu yapılan araştırmada  bölücü örgüt yandaşlarının “Devlet doğu insanını fakirleştirdi” iddialarına destek olabilecek şu ifadelere yer verildi: Gelir dağılımında uçurum çok büyük. En düşük gelir di-limi Güneydoğu Anadolu’da.

 

Son günlerde ABD’li diplomatların ve Türkiye’deki bir kısım medya ile aydınların milliyetçiliğe yönelik saldırgan tutumunu “Bu sadece Türkiye’deki milliyetçiliğe değil, Türkiye’nin varlığına yönelik bir psikolojik harekattır” sözleriyle değerlendiren Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erkal, “Milliyetçiler sadece ABD ile yanlılarının hedefinde değil, Barzani’nin de hedefindedir. Barzani, milliyetçiler iktidara gelirse anlaşamayacağını itiraf etmiştir” diye konuştu. Anadolu coğrafyasının Türksüzleştirilmek ve Atatürksüzleştirilmek istendiğini belirten Erkal, son günlerde bir kez daha gündeme gelen Türkiyelilik kavramı ile ilgili olarak da “Türkiyelilik bir kimlik olamaz. Çünkü sadece coğrafyada birlik anlamına gelir. Ortak kültürel paydalarda birleşmek değildir” diye konuştu. Erkal şöyle devam etti: “Türk milliyetçiliğine savaş açanlar, Brüksel ve Washington hizmetkarlarıdır. Bazı köşe yazarları ve aydınlar ise milliyetçilik düşmanlığı yapsın diye satın alınmışlardır”

 

Vatanseverler hedef tahtasında
Türkiye’nin üzerinde oynanan oyunların farkına varan tek kesimin “milliyetçiler” olduğunu belirten TUSAM Başkanvekili Ali Külebi, “ABD ve AB’nin oyunları tespit edilmiş durumdadır. Bu durum bazı sivil ABD ve Avrupa Birliği uzantılı sivil  toplum kuruluşları ile kartel medyayı oldukça tedirgin ediyor. Bundan dolayı da tehlikenin farkına varan milliyetçiler ve vatanseverler  hedef tahtası haline getiriliyor” diye konuştu.

 

Ulusu zayıflatmak istiyorlar
Türk milliyetçiliğine ve Türklüğe karşı saldırıların Türk ulusunu Atatürk’ün aydınlık yolundan ayırmak, Türkiye Cumhuriyetini ve Türk ulusunu zayıflatarak savunmasız kılmak, böylece onu kolay lokma haline getirmek niyetine dayandığını söyleyen ADD Genel Başkanı Şener Eruygur, “bu saldırıların toplumumuzdaki ulusalcı duyguları yok etmeye, ulusalcıların dayanışma içine girmelerine engel olmaya yönelik bir amaç taşıdığı açıktır” diye konuştu. Türkiyelilik kavramının da Türk ulusuna saygısızlık olduğunu belirten Eruygur şunları kaydetti:
 “Türkiye’de yükselen milliyetçilik duyguları, dünyaya düşman gözüyle bakan bir anlayışa dayanmaz. Atatürk’ün şahsında en anlamlı uygulaması görülen Türk Milliyetçiliği , zafer sonrasında çiğnenmesi için ayak altına serilen istilacı bayrağına saygı göreneğine, Çanakkale’ye binlerce kilometre uzaklıktan emperyalist amaçlarla gönderilen düşman askerlerinden hayatlarını topraklarımızda kaybedenler için ‘onlar bizim de çocuklarımızdır’ diyen yüce insani değerlere dayanır. Bu duyguları hor görmek, aşağılamak kimsenin haddi değildir.

Aganistan’da ne işleri var

Türk Ulusunu onurlu kılmak isteyen milliyetçilik duygularının, bize düşmanca hisler taşıyanları rahatsız etmesi çok doğaldır. Kaldı ki ulusun mutluluğunu düşünmeyi dar kalıpçılık olarak yorumlamak çok gülünçtür. Onlar kendi çıkarlarını düşünmüyorlar mı ? Afganistan’da, Irak’ta işleri ne ?”

 

Milliyetçilik ırkçılık değildir
ABD’lilerin her şeyden önce kendi uygulamalarını gözden geçirmesi gerektiğini belirten Türk Ocakları Genel Başkanı Nuri Gürgür, “Türk milliyetçiliği hiçbir zaman ırkçılıkla örtüşmemiştir, çağdaş ve insancıl özellikleri olan bir anlayıştır.” ifadelerini kullandı. Nuri Gürgür söyle devam etti: “ABD Irak’ı işgal edecek, Ermeniler Ermenicilik yapacak, Türk milleti kendi değerlerini, kendi tarihini savunduğu zaman bunun adı aşırı milliyetçilik olacak ya da başka bir isim takılarak buna karşı çıkılacak. Böyle bir şey olamaz. Zaten biz milliyetçiliğimizden dolayı sıkıntılı değiliz. Bizim milliyetçiliğimizin tüm dünyaya örnek teşkil ettiği ortada. Milliyetçiliğimizden rahatsız olanlar kendi anlayışlarını sorgulasınlar.”

 

Küreselcilerin oyunu bozuldu
Son yıllarda dünyada yaşanan gelişmelerin milletlerin özüne dönmesine bir vesile olmaya başladığına dikkat çeken Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Şuayip Özcan, bu dönüşün küresel güçlerin işine gelmediğini söyledi. “Büyük Önderin  Türk devletini yeniden oluşturması tüm ezilenlere örnek oldu ve emperyalizme başkaldırıyı yaygınlaştırdı” diyen Özcan şunları kaydetti: “Bu model küreselcilerin oyununu bozdu. Kendisine dönen milletin birliğinden korktular. Baskıyla bunu önleyemeyeceklerini anlayınca farklı taktiklere başvuruyorlar. Ama yanılıyorlar. Gemi rotasına girdi ve hızını aldı. Ufak dalgalar buna engel olamaz.”

 

Amaç Sevr’i empoze etmek
Türk milliyetçiliğine ve vatanseverlere yönelik “şer” operasyonunun yeni bir kampanya olmadığını belirten Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, “AB’nin ve diğer ülkelerin liderleri Türkiye’deki milliyetçilik dalgasından rahatsızlık duyuyor. Yükselen milliyetçilik ile AB’ye giremeyeceğimizi yüzümüze söylüyorlar. Bu şer operasyonu gayet doğal” yorumunu yaptı.

Bu işin ortası olamaz

Türkiye’deki milliyetçiliğin ülke sevdasını her şeyin üzerinde görme anlayışı olduğuna dikkat çeken Aygün, “Hainler, şer güçler, bu odakların vatan topraklarındaki yerli uzantıları Türkiye’nin kurtuluş yıllarındaki o fedakarlığından, vahşi devletlere karşı sergilediği kararlı birliğinden, canını bile ortaya koymasından rahatsızlık duyuyor. Türkiye’yi, Türklüğü ve Türk milliyetçilerini hedef alıyor. Amaç milli bilinci yok etmek, Türklüğün üstün değerlerini Türk insanının fark etmesini engellemek, milli direnci aşındırmak ve Türkiye’ye yırtıp attığı Sevr anlaşmasını millete empoze etmek” diye konuştu. Türkiyelilik kavramının coğrafyayı tarif ettiğini ve hiçbir ülke vatandaşının kendisini bu şekilde tanımlamadığını vurgulayan Sinan Aygün, “Biz Türk vatandaşıyız. Bir insan Türkiyeli olmaz. Ya Türk’tür ya da değildir. Bunun ortası ve sulandırılmış hali olamaz” yorumunu yaptı.

 

Yabancı basından da “milliyetçilik yükseliyor” feryatları çığ gibi

Paranoya artıyor
Fransız Liberation gazetesi, “Ermeni soykırımı”nın tanınması taleplerinin “Türk kamuoyunun bir kısmındaki paranoyayı arttırdığını savundu. Gazete,Hrant Dink’in öldürülmesinin ardından aşırı milliyetçilik unsurlarından kaynaklanan tehditlerin çoğaldığını ve genel bir linç iklimi oluştuğunu söyledi.

 

Öldürücü milliyetçilik
Alman Der Spiegel dergisi, “Öldürücü Milliyetçilik “ başlığı ile yayınladığı bir haber analizinde, Türkiye’de eleştirel tavır takınan yazar ve gazetecileri hedef alan “savaş kültürü”nün yoğunlaştığını öne sürdü. Dergi, Baskın Oran’ın Türkiye’de görülmemiş büyüklükte bir milliyetçi dalga var” sözlerine yer verdi

 

’Reformlar tehlikede’
The Economist dergisinde çıkan  “Atatürk’ün bayrağını dalgalandırmak” başlıklı yazıda, Türkiye’deki aşırı milliyetçilikte   “öldürücü” bir artış olduğuöne sürüldü. Başında emekli subaylar olan yeni aşırı milliyetçi grupların olduğunu savunan dergi ‘Milliyetçilikte yükseliş’ olumlu reformları tehdit ediyor” diye yazdı.

 

Dışlanmaya cevap
Uluslararası haber ajansı AP’den yayınlanan bir haberde ise şunlar kaydedildi: Değişik bölgelerde yapılan bir kamuoyu  yoklamasına göre Türklerin yarısından fazlası ülkelerinde milliyetçiliğin yükselişe geçtiğini düşünüyor. Aynı araştırmada katılımcıların yüzde 20’den fazlası,  kişisel olarak kendilerini daha milliyetçi hissettiğini söylüyor.

 

Kaynak.

 

 

Yazılanları oku. (yok) :: Bu yazıya yorum yaz! ::Arkadaşa gönder!:: Bağlantı

• 20/3/2007 - KİMSE SÖYLEMİYOR, BARİ BEN SÖYLEYEYİM ( Hulki CEVİZOĞLU )

Bölüm: Siyaset

“Kimse söylemiyor, bari ben söyleyeyim” biçimindeki sözler artık moda oldu!..
Önce Orhan Pamuk, bir süre sonra da Kenan Evren bu cümleleri kullandı. Kullandı ama, ardından gelen açıklamalar ya Türk Milleti’ne hakaret içeren ya da aldatılmışlık duygusu veren ifadeler idi.
Benim söyleyeceğim öyle olmayacak. Tam tersine, bugüne kadar “unutturulmaya” çalışılan ve dikkatleri üzerinden uzaklaştırmaya yönelik önemli bir gerçek olacak.

MİLLİ MÜCADELE’DE “DÜŞMAN ÜLKELER”..
Bizler bugüne kadar, Kurtuluş Savaşı denince aklımıza hiç ABD’yi getirmedik. Ya da, aklımıza getirtmediler!..
Tekrar düşünelim bakalım, “Kurtuluş Mücadelesi” deyince aklımıza hangi “düşman ülkeler” geliyor?..
Başta Yunanistan, sonra İngiltere, Fransa ve İtalya..
Çoğunluğumuz sanıyor ve öyle biliyor ki, ülkemizi işgal eden ve paylaşmaya gelen ülkeler bunlar..
Oysa, “Kurtuluş Savaşı’nda ana düşman ABD” dersek, “hadi canım” der misiniz?..
Böyle diyen ve düşünenler olsa dahi, şuna artık kimse itiraz etmiyor:
“ABD, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş anlaşması olan Lozan’ı resmen tanımadı!..”
Bugün, ülkemizi bölen yeni sınırlar çizmesinin ardında da bu yatıyor..
Biz yalnızca, yukarıda sayılan ülkelere karşı kurtuluş mücadelesi verdiysek ve ortada ABD yoksa, ABD niçin Lozan’ı tanımıyor?..  

1919’DA DA AVRUPA’YA EMİR VEREN ABD..
Şu anda 100 bin adet sınırına dayanan “İşgal ve Direniş” adlı kitabımı yazarken, karşıma ABD çıktı.
Bugün PKK’ya destek veren, onu yok etmek için silahlı mücadeleye karşı çıkan ve “sabredin!” diyen, Irak’ın kuzeyinde bir Kürt Devleti kuran, ülkemizdeki Kürt ayrılıkçılara siyasal destek veren ABD, 1919’da da karşımızda imiş de haberimiz yok!..
Bakınız, o tarihte ABD Başkanı olan Wilson, gitmiş Paris’te oturmuş; yanına Fransa Başbakanı Klemenso, İngiltere Başbakanı Loyd Corc ve Yunanistan Başbakanı Venizelos’u almış, Türkiye’yi paylaşmak için “emirler” veriyor.
Bizlere de yıllarca “tek düşman” olarak Avrupa gösterildi. Oysa o Avrupalı ülkelere emirleri veren ABD Başkanı Wilson.. Türkiye’yi dörde bölen haritayı yapan da ABD Başkanı Wilson. (Hepsi son kitabımda belgeleriyle yer alıyor.)
ABD Başkanı, “İstanbul bir Türk kenti değildir” diyor; “İstanbul Boğazı ve çevresini ABD mandasına almalıyız” diyor; “Boğazlara ve İstanbul’a Amerikan askeri yerleştireceğiz” diyor; “Yunanistan Başbakanına  söyledim” diyor..
Yine aynı tarihte, “Türkler’i medenileştirmek!” için ülkemize 100 bin Amerikan askeri göndermeyi planlıyor.. (Bugün Irak’a yaptıklarını bize yapacakmış da Mustafa Kemal’i aşamamış!..)
AKP Hükümeti’nin ve bazılarının(!) çok istediği 1 Mart Tezkeresi geçseydi, Türkiye’ye 62 bin 500 askerini yerleştirecekti.
Nasıl hiç birbirine benzemiyor değil mi!!..

İŞTE BEN SÖYLEDİM!..
“Kimse söylemiyor, bari ben söyleyeyim” diye başlamıştım. İşte söyle-
dim!..
Kurtuluş Savaşıyla ilgili böyle önemli bir bilgi bugüne kadar milletten niçin gizlendi acaba?..
20 günde 3. baskısıyla 100 bin adedin üzerine çıkan “İşgal ve Direniş” adlı kitabımı okuyan pek çok tarih öğretmeni bile telefonla bu gerçeği yeni öğrendiğini söylüyor.
Peki bunu gören, okuyan, en küçük magazin dedikodusunu kaçırmayan ve 5 kamera ile izleyen televizyon habercileri, gazeteler bu gerçeği niçin vurgulamıyor dersiniz? Gazetelerin kitap ekleri bu gerçeği niçin yazmıyor?..
İşte ben söyledim ve yazdım..
Bakalım başkaları neler söyleyecek ve yazacak?.. Söyleyecek ve yazacaklar mı?..

 

Kaynak.

 

 

 

Yazılanları oku. (2) :: Bu yazıya yorum yaz! ::Arkadaşa gönder!:: Bağlantı

• 18/3/2007 - Küreselcilik şerefsizliktir! ( Arslan Bulut )

Bölüm: Siyaset
Milliyet çalışanları ve Hasan Pulur gibi değerli yazarlar alınmasın; adı Milliyet olan bir gazetenin yöneticisi, Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünde milliyetçilik aleyhinde kampanya düzenler mi?

Milliyet adını taşıyan gazetede, milliyetçilere Amerikan ağzıyla hakaret etmek, “gurur” la bağdaşır mı?
Milliyet’in adını  “Şehriyet”  diye değiştir bari Sedat Ergin!  

Küreselleşmenin gereği, şehir devletleri dönemine dönüş değil midir? Tayyip Erdoğan’ı da en birinci milliyetçi ilân etmiştiniz hani! Bilinçaltında, BOP eş başkanlığı ve teslimiyetçilik, milliyetçilik sanılsın diye mi? Sizin kavganız sadece Türk Milliyetçiliğiyle mi?

***

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Daniel Fried, Milliyet’ten Yasemin Çongar’a “Bence milliyetçiliğin temelinde gurur yok. Milliyetçilik, özünde defansif bir tutuma, gurursuzluğa dayanır. Gururlu insanlar milliyetçi olmaz; gururlu insanlar dünyaya açık olur” dedi.
Fried, “Türkiye’deki milliyetçilik sizi ne kadar kaygılandırıyor?”  şeklindeki çanak soruya ise  “Kaygılandırıyor. Milliyetçilik bütün dünyada kötülük yanlısı bir güçtür. Burada yurtseverlikten ve ülke gururundan değil; dünyaya, düşmanlar bazında, bir tür aşiret gözüyle bakan dar milliyetçilikten söz ediyorum. Bu haliyle milliyetçilik, 21’inci yüzyıldaki ihtiyaçlarımızı karşılamıyor”  cevabını verdi!
Demek, Amerikan ihtiyaçlarına göre yeni bir milliyetçilik tasarlanmış! Yahu, bizde de bazı

***

Türkler, “şeref” kelimesini sever!  “Gurursuz” demez, şerefsize “şerefsiz” der!

Fakat “gurur” kelimesini şöyle kullanabiliriz mesela:
“Türkiye’de milliyetçiliğin yükselmesinden kaygı duyuyorsun da Irak işgalinde 750 bin kişiyi öldürürken iyilik mi düşündün? Bu mu senin gururlu yurtseverliğin?”
Asıl sizin küreselleşme dediğiniz, şerefsizliktir! “Seçilmiş” bir ırk adına sürdürülen bu saldırılar da şerefsizliktir!

Atatürk’ümüzün söylediği gibi  “Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz, herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir.”

Bugün için dünyaya düşmanlık bazında bakan, hodbin ve mağrur Amerikan, İngiliz ve İsrail milliyetçiliğidir! “Fas’tan Endonezya’ya kadar 22 ülkenin haritası değişecek” diyen senin bakanın değil mi? El Kaide’yi CIA kurmadı mı? Sonra da El Kaide markalı eylemler üzerinden,  “terörist devlet”  ilan ettiğiniz İslâm ülkelerini işgale başlamadınız mı?

İslâmı yeni tehdit, yeni düşman olarak seçmediniz mi? Bizim milliyetçiliğimizi bırakın da siz asıl kendi halkınızdan korkun! Sizin katliamlarınızdan artık Amerikan halkı utanıyor!

***

Bir diğeri de Kur’an’ı Kerim’e  “Şeytan Ayetleri”  diyen Salman Rüşti! O da milliyetçilik düşmanı imiş!
Milliyet’in röportaj için seçtiği yaratık, şeytani bir küreselci!  

Üstelik adam, “Bombaylılık, İstanbulluluk gibi coğrafi kimlikler, kendi içinde çoğulluğu ve kısmiliği daha iyi ifade ettiğinden, ırk, din, milliyet bazlı kimliklerden daha anlamlı. Bende aidiyet hissi ülkelere karşı değil, şehirlere karşı”  diyor!

Tam da küreselleşmenin tanımını yapıyor. Küreselleşmeciler, işte böyle, ırkını, dinini, milliyetini yok sayan kimliksiz ve şerefsiz bir insan tipi oluşturmak istiyor ki ortada güçlü bir devlet kalmasın; şehir devletleri kurulsun ve bütün insanlık Wall Street sermayesinin kölesi olsun!
Eh Türkiye’nin cumhurbaşkanlığını yapmış kişi, tam da bu kampanyayla birlikte  “8 eyalete bölünelim”  derse Sedat Ergin, Yasemin Çongar gibi gazeteciler, küreselci projenin basın sözcüsü olur elbette!

Yazılanları oku. (yok) :: Bu yazıya yorum yaz! ::Arkadaşa gönder!:: Bağlantı

• 3/3/2007 - Kuklalar, 3 kadını asıyor!

Bölüm: Siyaset

Irak'ta Vassan, Zeyneb ve Lika adlı üç genç kadın, işgal güçlerine karşı direnişe katıldıkları için Irak Yüksek Ceza Mahkemesi tarafından idama mahkûm edildi ve yarın infaz edileceği açıklanan idamların durdurulması için uluslararası kuruluşlar ve insan hakları kuruluşları avukat tutmalarına bile izin verilmeyen kadınların infazını durdurmak için çaba gösteriyor.

El Kadimiye hapisanesinde tutulan, 31 yaşındaki Wassan Talip, 25 yaşındaki Zeynep Fadıl ve 26 yaşındaki Liga Ömer Muhammed çeşitli bombalama eylemleriyle Bağdat'taki Yeşil Bölge'de bir ABD askerinin öldürülmesi olayından sorumlu tutuluyor. 26 yaşındaki Lika Ömer Muhammed adlı Iraklı kadın da 6 Şubat 2006’da adam kaçırma eylemine yardım ettiği iddiasıyla idama mahkûm edilmişti.

Irak ceza yasasının 156. maddesindeki halkın güvenliğine karşı eylem yapmak suçundan yargılanan kadınlar suçlamaları kabul etmiyor.

Kadınlar kendilerine yöneltilen bu suçlamaları reddederken, uluslararası insan hakları örgütleri de yargı sürecinde Iraklı 3 kadına avukat tahsis edilmediğine vurgu yapıyor. Kadınlar, avukatları olmadığı için kararı temyiz edemedi.

Mahkeme kararının ardından, BM, Uluslararası Af Örgütü ve Avrupa Birliği, infazların durdurulması için girişimlerde bulundu, ancak bu çabalardan şimdiye kadar sonuç alınamadı.

İdama mahkûm edilen Iraklı kadınlardan Zeynep Fadıl’ın 3, Lika Ömer Muhammed’in ise bir yaşında çocukları bulunuyor.

İDAM CEZASINA TEPKİLER...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, işgalci ABD güçlerine karşı direniş cephesine katıldıkları gerekçesiyle idam cezasına çarptırılan Iraklı üç genç kadının durumu ile ilgili olarak Irak Başbakanı Nuri El-Maliki'yi aradı ve bu konuda hassasiyetlerini dile getirdi.

Bu sabah Nuri El-Maliki'yi arayan Başbakan Erdoğan, üç kadının idamlarının oluşturacağı hassasiyetleri dile getirdi ve bu konuda genel olarak yargısız infaz olabileceği konusunda hassasiyetler bulunduğunu ifade etti.

Başbakanlık kaynakları, Nuri El-Maliki'nin de dosyaların inceleneceği ve konu ile ilgileneceği yönünde görüş bildirdiğini kaydetti.

"İNFAZI DURDURUN"

Mazlum-Der Diyarbakır Şube Başkanı Avukat Nesip Yıldırım, Irak Devlet Başkanı Celal Talabani'ye çağrıda bulunarak, 3 kadına verilen idam cezalarının infazının durdurulmasını istedi.

Yıldırım, yaptığı yazılı açıklamada, Irak'ta işgal güçlerinin merkezine saldırı düzenlemek ve bir ABD'li askerin ölümüne neden olmak iddiasıyla yargılanan 3 kadına verilen idam cezasının, 3 Martta infaz edileceğinin bildirildiğini anımsattı.

İdam cezalarının infazının durdurulması gerektiğini ifade eden Yıldırım, açıklamasında, yargılamanın bağımsız yapılmadığını iddia etti.

 

Kaynak.

 

 

Yazılanları oku. (yok) :: Bu yazıya yorum yaz! ::Arkadaşa gönder!:: Bağlantı

Hakkımda

Bu vatan; toprağın kara bağrında sıra dağlar gibi yatanlarındır.

Konu Başlıkları

Bağlantılar

Ana Sayfa
EdipÖlmezYurdakul
Bütün yazılarım
Arkadaşlarım
Bana ulaşın
Blog RSS
YurdakulBirlik
Türk Dil Kurumu.
Türk Tarih Kurumu.
Günlük Gazeteler.

Son yazılar

Isparta Uçak “Kaza”sı Ülkenin “Beyin Kaynaklar
ATATÜRK: "... RABBİM GÜNEŞ GÖSTERMESİN" | Hulki Cevizoğlu
Türkçe ve Dil Üzerine Genel Bir Bakış
BOŞNAK SOYKIRIMI-SREBRENİCA KATLIAMI.
Ata'mızın Resimleri.
Türk Cumhuriyetleriyle Ortak TV.
Türkçe'ye Duyarlılık | Hazırlayan sinanoglu.net
ATAYURT'TAN ANADOLU'YA.
Milliyetçilik Üzerine. | Erkin Koray
Çırpınırdı Karadeniz.
DYP-Anavatan birleşmesinde vizyon var mı? | Arslan Bulut
Türk Adı.
Atatürk.
Esat Kabakli | Oğul
TÜRK ORDUSU TÜRK MİLLETİ'NİN ŞEREFİDİR.
Oğuzam, Türkmenem.
91'İNCİ YILDÖNÜMÜNDE KUT-ÜL AMMARE ZAFERİ (29 NİSAN 1916)
Dip Dalgası.
"Rusya inemediği sıcak denizleri dinleyecek!"
Kore Savaşı İle Alakalı Belge, Mektup, Resim Arıyoruz!
Atatürk'ün Ortadoğu vasiyeti.
KKTC parsel parsel satılıyor!
Kürtlerin kökeni! | Arslan Bulut
Barzani ve Myers’a bu cüreti kim verdi? | Arslan Bulut
Karamanoğlu Mehmet Bey'in Fermanından 720 Yıl Sonra Türkçe.

Arkadaşlarım

<%Türk Aynştany%>
Bölümlerde ki diğer yazıları görmek için 'Sonraki Sayfa' sekmesini kullanınız. Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:32
Son Sayfa | Sonraki Sayfa
Sitede ki gelişmelerden haberdar olmak için mail inizi ekleyin.
EkleÇıkar

FikrimYok © | Resim Galerisi,Tablolar,Sanatçılar,Siyaset,Tartışma,Güncel Konular,Kültür Sanat