Milliyet çalışanları ve
Hasan Pulur gibi değerli yazarlar alınmasın; adı Milliyet olan bir
gazetenin yöneticisi, Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünde milliyetçilik
aleyhinde kampanya düzenler mi?
Milliyet adını taşıyan gazetede, milliyetçilere Amerikan ağzıyla hakaret etmek, “gurur” la bağdaşır mı?
Milliyet’in adını “Şehriyet” diye değiştir bari Sedat Ergin!
Küreselleşmenin gereği, şehir devletleri dönemine dönüş değil midir?
Tayyip Erdoğan’ı da en birinci milliyetçi ilân etmiştiniz hani!
Bilinçaltında, BOP eş başkanlığı ve teslimiyetçilik, milliyetçilik
sanılsın diye mi? Sizin kavganız sadece Türk Milliyetçiliğiyle mi?
***
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Daniel Fried, Milliyet’ten Yasemin
Çongar’a “Bence milliyetçiliğin temelinde gurur yok. Milliyetçilik,
özünde defansif bir tutuma, gurursuzluğa dayanır. Gururlu insanlar
milliyetçi olmaz; gururlu insanlar dünyaya açık olur” dedi.
Fried, “Türkiye’deki milliyetçilik sizi ne kadar
kaygılandırıyor?” şeklindeki çanak soruya ise “Kaygılandırıyor.
Milliyetçilik bütün dünyada kötülük yanlısı bir güçtür. Burada
yurtseverlikten ve ülke gururundan değil; dünyaya, düşmanlar bazında,
bir tür aşiret gözüyle bakan dar milliyetçilikten söz ediyorum. Bu
haliyle milliyetçilik, 21’inci yüzyıldaki ihtiyaçlarımızı
karşılamıyor” cevabını verdi!
Demek, Amerikan ihtiyaçlarına göre yeni bir milliyetçilik tasarlanmış! Yahu, bizde de bazı
***
Türkler, “şeref” kelimesini sever! “Gurursuz” demez, şerefsize “şerefsiz” der!
Fakat “gurur” kelimesini şöyle kullanabiliriz mesela:
“Türkiye’de milliyetçiliğin yükselmesinden kaygı duyuyorsun da Irak
işgalinde 750 bin kişiyi öldürürken iyilik mi düşündün? Bu mu senin
gururlu yurtseverliğin?”
Asıl sizin küreselleşme dediğiniz, şerefsizliktir! “Seçilmiş” bir ırk adına sürdürülen bu saldırılar da şerefsizliktir!
Atatürk’ümüzün söylediği gibi “Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz
öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve
riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim
milliyetçiliğimiz, herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik
değildir.”
Bugün için dünyaya düşmanlık bazında bakan, hodbin ve mağrur Amerikan,
İngiliz ve İsrail milliyetçiliğidir! “Fas’tan Endonezya’ya kadar 22
ülkenin haritası değişecek” diyen senin bakanın değil mi? El Kaide’yi
CIA kurmadı mı? Sonra da El Kaide markalı eylemler
üzerinden, “terörist devlet” ilan ettiğiniz İslâm ülkelerini işgale
başlamadınız mı?
İslâmı yeni tehdit, yeni düşman olarak seçmediniz mi? Bizim
milliyetçiliğimizi bırakın da siz asıl kendi halkınızdan korkun! Sizin
katliamlarınızdan artık Amerikan halkı utanıyor!
***
Bir diğeri de Kur’an’ı Kerim’e “Şeytan Ayetleri” diyen Salman Rüşti! O da milliyetçilik düşmanı imiş!
Milliyet’in röportaj için seçtiği yaratık, şeytani bir küreselci!
Üstelik adam, “Bombaylılık, İstanbulluluk gibi coğrafi kimlikler, kendi
içinde çoğulluğu ve kısmiliği daha iyi ifade ettiğinden, ırk, din,
milliyet bazlı kimliklerden daha anlamlı. Bende aidiyet hissi ülkelere
karşı değil, şehirlere karşı” diyor!
Tam da küreselleşmenin tanımını yapıyor. Küreselleşmeciler, işte böyle,
ırkını, dinini, milliyetini yok sayan kimliksiz ve şerefsiz bir insan
tipi oluşturmak istiyor ki ortada güçlü bir devlet kalmasın; şehir
devletleri kurulsun ve bütün insanlık Wall Street sermayesinin kölesi
olsun!
Eh Türkiye’nin cumhurbaşkanlığını yapmış kişi, tam da bu kampanyayla
birlikte “8 eyalete bölünelim” derse Sedat Ergin, Yasemin Çongar gibi
gazeteciler, küreselci projenin basın sözcüsü olur elbette!
|