NE SAĞ, NE SOL. ÖNCE TÜRKİYE!!!
EdipÖlmezYurdakul

Başka Türkiye Yok!!

SİZDEN GELENLER BÖLÜMÜNE HER TÜRLÜ YAZILARINIZI GÖNDERİP YAYINLATABİLİRSİNİZ. OLMEZYURDAKUL@GMAİL.COM ADRESİNE YAZINIZI GÖNDERMENİZ YETERLİDİR.

• 18/6/2007 - Milliyetçilik Üzerine. | Erkin Koray

Bölüm: Siyaset
Erkin Abi güzel konuşuyor. Saygıyla anıyoruz kendisini.
 Ağzınıza sağlık.
Yazılanları oku. (yok) :: Bu yazıya yorum yaz! ::Arkadaşa gönder!:: Bağlantı

• 31/5/2007 - Çırpınırdı Karadeniz.

Eski bir Azeri türküsü.
Yazılanları oku. (yok) :: Bu yazıya yorum yaz! ::Arkadaşa gönder!:: Bağlantı

• 6/5/2007 - DYP-Anavatan birleşmesinde vizyon var mı? | Arslan Bulut

Bölüm: Siyaset
Anavatan Partisi ile Doğru Yol Partisi birleşme kararı aldı. Türkiye için hayırlı uğurlu olsun. Biz bu birleşmenin, yüzde 10 barajını aşma endişesinin ötesinde yeni bir vizyon ve program temelinde olmasını arzulardık.

DYP-Anavatan birleşmesinden, Türkiye’yi uydu ülke olmaya mahkum eden uluslararası dengeleri değiştirebilecek bir vizyon çıkarma ümidi var mıdır? Erkan Mumcu’nun söylemlerinde böyle bir işaret var ama, bu inançlı bir kadro işidir!

***

Türkiye’de bırakınız sağdaki partileri bir tarafa; Attila İlhan’ın tespitiyle, solcu-sosyalist geçinen partiler bile AB ile işbirliği içindedir:
-Tavırları AB ile paralel. Halbuki Batı ile ittifak Türkiye’yi tuzağa düşürmüştür. 1938’e kadar Batı ile anlaşma yoktur. Ekonomi aslan gibidir; enflasyon sıfır, kalkınma hızı yüzde yedilerde, sekizlerdedir. Herkes bizden çekinmektedir. 1940- 2004 arası, Batı ile ittifakla geçmiştir; halimize bakın. Biz Batı ile ittifak yüzünden bu hale düştük.

-Biliyorsunuz bir dip dalgası gelişiyor, fakat Türkiye açısından, yönetim açısından durumu hiç iyi görmüyorum. Çünkü Türkiye’deki yönetimler, siyasi partiler, bütünüyle Batı’nın kontrolü altındadır ve bu kontrolün dışına çıkamıyorlar. Başından beri ben Avrupa Ortak Pazarı’na veya Avrupa Birliği’ne karşı oldum ve NATO’ya karşı oldum.

-Başından beri bu anlaşmalara girmesek, Türkiye tarafsızlığını koruyabilseydi, hiç bu borçlara girmeyecekti. Zaman içinde Batı Türkiye’de iktisadi açıdan kontrolü ele aldı. Demokrat Parti de Adalet Partisi de zaman zaman bunun dışına çıkmak istedi ama, başaramadı. Hükümet darbeleri ile düşürüldüler. Demirel bunu Meclis’te söylemiştir; ’Amerika’ya başvurduk, kredi vermedi, Avrupa’ya başvurduk kredi vermedi, Ruslar geldi, size kredi verelim dedi. Kabul ettik ve yaptılar demir çelik fabrikalarını, alüminyum tesislerini’demiştir. Çünkü bunlar sonuçta Cumhuriyet çocuğu. O nesiller hep böyledir. Cumhuriyet çocuklarıdır hepsi. Menderes de bunu yapmıştır, Demirel de. Erbakan da aynısını yapardı.
-Tayyip Erdoğan yapmaz ama...

-Tayyip demokrasi çocuğu. O cumhuriyet çocuğu değil. Demokrasi çocukları böyle değil. Mantıkları başka türlü çalışıyor. Cumhuriyet çocukları ihtilafa rağmen memleketin çıkarı yönünde düşünüyor ve karar veriyordu. Orada dava biter. Türkiye’nin çıkarları söz konusu ise ortak cephe alınmalıdır. Cumhuriyet böyle yetiştirdi bizi. Hepimizin kafası budur. Kendi kendine yeten, sanayisini kurmuş, Orta Doğu’da lider, dünyada lider bir Türkiye. Hepimizin ideali buydu. Ama ben sosyalist düşünürüm, öbürü liberal, o ayrı bir şey.

-Batı’nın istediği şey, Türkiye’nin tam manasıyla kendisini teslim etmesidir, bunu istiyorlar, o yüzden gençliğin, bütün baskılara ve yıllardır yapılan olumsuz telkinlere rağmen sendikaların ciddi olarak harekete geçmesi, genellikle aksi amaçlar için teşvik edilen sivil toplum kuruluşlarının da bu tarafa geçmesinden endişeleniyorlar.

-Bir laf ettim televizyonda konuşurken, tuttu. Dip dalgasının zerreleriyiz diye; ’Ben o dip dalgasının zerresiyim’diye yazıyor gençler. Tabii bizim eskiden beri bu işin mücadelesini verdiğimizi bilmiyorlar, ’şunu da yazın, bunu da söyleyin’diyorlar. Nasıl geliyor bu hareket biliyor musun? Bilinç gelişiyor. Asıl önemli olan budur.

-Atatürk’ün projesi, Batı’ya karşı bir konfederasyon. Yukarıda Sovyetler Birliği federasyonu var. Aşağıda da Türkiye-Orta Doğu federasyonunu düşünüyor, ikisi yan yana Asya’yı kapatıyor, Batı’nın önünü kesiyor, onun için hala düşmanlıkları geçmedi Atatürk’e. Onun için saldırıyorlar hala.

Yazılanları oku. (2) :: Bu yazıya yorum yaz! ::Arkadaşa gönder!:: Bağlantı

• 5/5/2007 - Türk Adı.

Bölüm: Tarih
Türk Milleti'nin tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. "Türk" sözü tarihin en eski çağlarından beri kullanılıyordu ve belirli bir kavmin yada kavimler birliğinin adı olarak mevcuttu.
Türkler'in köklü ve çok zengin bir tarihe ve kültüre sahip olması nedeniyle birçok bilim adamı "Türk" adının nereden geldiği hakkında araştırmalar yapmış, bu araştırmalar neticeside Türk adı ilk defa MÖ. XIV. yy'da "Tik" vveya "Tikler" adıyla geçmeye başlamıştır. Diğer bir görüşe göre ise Türk adı MÖ. XIV. yy'dan öncede varolduğudur. Zira Türk ırkının tarihi insanlığın tarihi kadar eskidir. Bu gerçeği kavmi ve milli mitolojilerde ve tarihi oluşumlarda izaheden eski kayıtlarda görmek mümkün olmaktadır.

Türk ırkının çok eski olması nedeniyle Türk adının nerden geldiği hakkında birçok iddia ve görüşler ileriye sürmüşlerdir. Buna göre,

-Heredotos'un doğıu kavimleri arasında zikrettiği TARGİTAB'lar.
-İskit topraklarında doğdukları söylenen TYRKAE'ler
-Tevratta adı geçen Togarma'lar.
-Eski Hint kaynaklarında tesadüf edilen TURUKHA'lar veya THRAK'lar
-Esiki Ön Asya çivili metinleride görülen TURUKKU'lar.
-Çin Kaynaklarında MÖ. I.yy'da rol oynadıkları belirtilen TİK veya Dİ'ler
Bizzat "Türk" adını taşıyab Türk kavimleri olarak gösterilmektedir.

İslam kaynaklarında yer alan İran menşeli "Zend - Avesta" rivayetleri ile İsrail menşeli "Tevrat" rivatetleride Nuh Peygamber'in torunu olan Yafes'in oğlu "Türk" ile İran rivayetlerideki Feridun'un oğlu "Türac" vveya "Tur"un soyu türk adını taşıyan ilk kavim olarak gösterilmek istenmiştir.
"Avesta"da yer alan "Ebül Beşer"den (1), Cemil ve oğu Ferdiun'dan bahsedilmektedir. "Ferdidun ülkesi Salm, Irak ve Turak (Türk) ismindeki üç oğlu arasında pay etmiştir. Salma!a bugünkü İran ve havalisi, Irak'a bugünkü Irak ve havalisi, Turak'a ise Orta Asya ve Çin havvalisi düşmüştür. Feridun ölünce Irak, Salm'a saldırarak İran ve havalisini almış,dahasonra Turak'a saldırmıştır.
Irak, Turak'ı yenememiş, savaş bunların torunlarına uzanan dek senelerce sürmüştür. Sonunda Turak'ın torunu "Afrasyap"(2) Irak torunun "Muncihir"i mağlup ederek Ceyhun nehri sınır kabul edilen bir anlaşma yapmıştır. Bu tarihten sonra ceyhun nehri doğusunda "TURAN", batısına da "İRAN" denmiştir.

Tevrat rivayetleride ise Nuh tufanından sonra Nuh peygamber dünyayı üç oğlu arasında pay etmiş.Yafes'e Orta Asya ve Çin ülkeleri düşmüş,Yafes ölürken tahtını sekiz oğullarından biri olan "TÜRK"e bırakmıştır.

Görülmektedirki Hz. Adem devrina yakın zamanlarda Turak (Türk)'den İran-Turan savaşlarından ve Alp Er Tunga gibi büyük bir Türk Başbuğunndan ve Saka İmparatorluğu Kağa'nından bahsedilmektedir. Yukarıda mitoloji ve tarihi kayıtlar içerisinde yer alan "Türk" kelimeleriden,Türk adının nekadar eski olduğu ortyaya çıkmaktadır.

MÖ XIV. yy'da yer alna "Tik"ler ile dünyada mevcut olan medeniyetlerin en eskisi olan MÖ. VII. yy. da Orta Asya'da kurulan "Anav" medeniyeti de Türkler tarafından kurulmuştu. O halde Türkler MÖ. XIV. yy'da Tik'ler , MÖ. VII. yy'da Anavlar, MÖ IV yy'da Sakalr ile tarih kayıtlarında yer almaktadır.
Türk kelimesinin yazılı olarak kullanılması ilk defa MÖ 1328 yılında Çin tarihide "Tu-Kiu" şeklinde görülmektedir.

MÖ. I yy'da Roma'lı yazarlardan biri olan Pompeius Meala'nın Azak Denizi kuzeyinde yaşayan halktan "Turcae" olarak bahsetmesi ile ilk defa yazılı olarak karşılaşıyoruz.

Türk adının tarih sahnesine çıkışı MS VI yy'da kurulan Kök-Türk Devleti ile olmuştur. Orhun kitablerinde yer alan "Türk" adı daha çok "Türük" şeklide gösterilmektedir. Bundan dolayı Türk kelimesini Türk Devleti'nin ilk defa resmi olarak kullanılan siyasi teşekkülün Kök-Türk imparatorluğu olduğu bilinmektedir. Kök-Türkler'in ilk dönemlerinde Türk sözü bir devlet adı olarak kullanılmışken, sonrada Türk millietini ifade etmek için kullanılmaya başlanmıştır.

MS. 585 yılında Çin İmparatoru'nun KÖK-TÜRK Kağanı İşbara'ya yazdığı mektupta "Büyük Türk Kağanı" diye hitap etmesi, İşbara Kağan'ın ise Çin İmparatoruna vverdiği cevabi mektupta "Türk Devleti'nin Tanrı tarafından kuruluşundan bu yana 50 yıl geçti" hitapları Türk adını resmileştirmiştir.
Kök-Türk yazıtlarında Türk sözü daha çok "Türk Budun" şeklide geçmektedir. Türk Budun'un ise Türk Milleti olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla türk adı bu dönemlerde bir topluluğun veya kavmin isminden ziyade ,siyasi bir mensubiyeti belirleyen bir kelime olarak görülmektedir. Yani Türk soyuna mensup olan bütün boyları ve toplulukları ifade etmek üzere milli bir isim haline gelmiştir.

Türk'ün Manası

Türk adına çeşitli kaynak ve araştırmalarda türlü manalar verilmiştir. Çin kaynakları Tu-küe (Türk)'ü miğfer olarak , İslam kaynakları ise ses benzetmesine dayanarak terkedilmiş,olgunlukçağı ve benzeri manalar vererek yeni anlamlar üretmiştir.

XIX. asırda A. Vambery'nin ilmi izaha yakın olan fikrine göre ise Türk kelimesi "TÜREMEK"ten gelmektedir. Zira Gökalp bunu "TÜRELİ" yani kanun ve nizam sahibi olarak açıklamıştır.
Ancak Türk sözünün cins isim olarak "GÜÇ-KUVVET" manasında olduğu, buradaki Türk kelimesinin milletin adı olan "Türk" kelimesi ile aynı olduğu A.V. Le Coq tarafından ileri sürülmüştür. Bu iddia Kök-Türk kitabelerinin çözücüsü olan V. Thomsen tarafından kabul edilmiş, aynı iddia G. Nemeth'in tetkikleri ile de ispat edilmiştir.

Ayrıca Türk kelimesinin cins isim olarak "ALTAYLI" (Ceyhu ötesi Turanlı) kavimlerini ifade etmek üzere 420 yıllarına ait bir Pers metninde,daha sonradan 515 hadiseleri dolayısıyla "Türk-Hun" (Kudretli-Hun) tabirleride geçtiği bilinmektedir.

İran kaynaklarında Türk sözü "Güzel İnsan" karşılığında kullanılırken, XI. yy'da Kaşkarlı Mahmut "Türk adının Türkler'e Tanrı tarafından verildiğini " belirterek,"Gençlik,kuvvet,kudret ve olgunluk çağı" demek olduğunu bir kez daha belirtmiştir. Tarihçiler ise Türk kelimesinin "Güçlü-Kuvvetli" anlamına geldiğini kabul etmektedirler.


Kaynak: Prof. Dr. İBRAHİM KAFESOĞLU Türk Milli Kültürü

Yazılanları oku. (yok) :: Bu yazıya yorum yaz! ::Arkadaşa gönder!:: Bağlantı

Hakkımda

Bu vatan; toprağın kara bağrında sıra dağlar gibi yatanlarındır.

Konu Başlıkları

Bağlantılar

Ana Sayfa
EdipÖlmezYurdakul
Bütün yazılarım
Arkadaşlarım
Bana ulaşın
Blog RSS
YurdakulBirlik
Türk Dil Kurumu.
Türk Tarih Kurumu.
Günlük Gazeteler.

Son yazılar

Isparta Uçak “Kaza”sı Ülkenin “Beyin Kaynaklar
ATATÜRK: "... RABBİM GÜNEŞ GÖSTERMESİN" | Hulki Cevizoğlu
Türkçe ve Dil Üzerine Genel Bir Bakış
BOŞNAK SOYKIRIMI-SREBRENİCA KATLIAMI.
Ata'mızın Resimleri.
Türk Cumhuriyetleriyle Ortak TV.
Türkçe'ye Duyarlılık | Hazırlayan sinanoglu.net
ATAYURT'TAN ANADOLU'YA.
Milliyetçilik Üzerine. | Erkin Koray
Çırpınırdı Karadeniz.
DYP-Anavatan birleşmesinde vizyon var mı? | Arslan Bulut
Türk Adı.
Atatürk.
Esat Kabakli | Oğul
TÜRK ORDUSU TÜRK MİLLETİ'NİN ŞEREFİDİR.
Oğuzam, Türkmenem.
91'İNCİ YILDÖNÜMÜNDE KUT-ÜL AMMARE ZAFERİ (29 NİSAN 1916)
Dip Dalgası.
"Rusya inemediği sıcak denizleri dinleyecek!"
Kore Savaşı İle Alakalı Belge, Mektup, Resim Arıyoruz!
Atatürk'ün Ortadoğu vasiyeti.
KKTC parsel parsel satılıyor!
Kürtlerin kökeni! | Arslan Bulut
Barzani ve Myers’a bu cüreti kim verdi? | Arslan Bulut
Karamanoğlu Mehmet Bey'in Fermanından 720 Yıl Sonra Türkçe.

Arkadaşlarım

<%Türk Aynştany%>
Bölümlerde ki diğer yazıları görmek için 'Sonraki Sayfa' sekmesini kullanınız. Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:62
Son Sayfa | Sonraki Sayfa
Sitede ki gelişmelerden haberdar olmak için mail inizi ekleyin.
EkleÇıkar

FikrimYok © | Resim Galerisi,Tablolar,Sanatçılar,Siyaset,Tartışma,Güncel Konular,Kültür Sanat