Sizden gelenler bölümüne ilk yazıyı gönderen ziyaretçimiz Hakan Sarıkaya Beyefendi oldu. İlk yazı dolayısıyla kendisine çok teşekkür ederim.
*******
5 eylül tezkeresi hakkında çok konuşuldu,çok yazıldı söylendi ve sonunda tezkere meclisten çoğunluğun oylarıyla geçti...Olayın iç siyasete dönük yönüne bakarsak,AKP hükümetinin bu işten zarar gördüğünü söyleyebilir...Çünkü artan "şehit cenazeleri" ve "terör sorunu" halkın "Evlatlarımız yanımızda şehit olurken,Lübnan'a ne diye asker gönderiyoruz" tarzında tepki koymasına neden oldu...Ve R.Tayyip Erdoğan'ın "Askerlik yan gelip yatma yeri değildir" sözleri bu sorunu iyice deşip,büyük tepki topladı...İç politika nazarında durum böyle ve fazla girmeyeceğim.
Olayı dünya siyaseti üzerinde yorumlarsak asker gönderme kararının "çıkarları" ve "riskleri" var.Bu çıkarları ve riskleri iyi anlayabilmek için tarafları ve bize karşı nasıl bir tutum içerisinde olacakları hakkında bilgi sahibi olmamız gerekir...
Önce Hizbullah tarafına bakalım;Nasrallah yaptığı açıklamalarda ve sergilediği tutumlarla türk askerinin bölgede olmasından herhangi bir rahatsızlık duymayacağını ve böyle bir gelişmenin kendi açılarından sevindirici olduğunu söyledi,zaten savaşta İsrail'in mağlupmuş izlenimi verilmesine karşın asıl yarayı Nasrallah ve Lübnan'ın savaşan kesimi olan Hizbullah aldı,çünkü çok ağır kayıplar verdiler ve bunun gibi bir facianın bir kere daha olmasını istemiyorlar...Sorumluluğu reddetmiş durumda olduklarını söyleyebiliriz...
İsrail tarafına baktığımızda ise onların da Dünya kamuoyuna verdikleri mesaj barış olması yönünde...Çünkü İran destekli Hizbullah tarafından düşünmedikleri bir dirençle karşılaştılar ve savaşın sürmesini İsrail halkı istemiyor,Ehud Olmert'in halk desteği savaşın başına nazaran çok azaldı...
Dünya şu anda barış kararı üzerinde tam birliğe varmış gibi görünüyor...Ama "Türk askerine karşı herhangi bir provakasyon" ihtimaline de kesinlikle gözardı edemeyiz.Ve bölgede askerimize sıkılacak bir kurşun büyük bir savaşın tetikleyicisi olabilir...
Hakan Sarıkaya
|