Türkçe ve Dil Üzerine Genel Bir Bakış



Arızasında tüm sistemi iflas ettirecek bir dışlı gibidir dil. Dünya üzerindeki milletler kültürleriyle var olur. Kültürler ise dille. Dil yoksa ne kültür ne de bir millet olur.

Bir ülkenin dilini yok etmek, o ülkenin, o ulusun, o milletin adını tarihten silmek demektir.1 İşte dil bu kadar önemli bir kavramdır. Bu önemi nedeniyle üzerinde titizlikle durmak gerekir. Bu önemi yıllar önce 13 Mayıs 1277'de Karamanoğlu Mehmet Bey farketmiş ve şu ünlü fermanını vermiştir;


“Bugünden geru divanda, dergahta, bergahta, mecliste ve meydanda Türkçe'den başka dil kullanılmayacaktır.”

Sadece Karamanoğlu Mehmet Bey mi? Atatürk'te dilin önemini kavramış ve üzerinde önemle durmuştur. Atatürk dilin önemini şı sözüyle vurgulamıştır: “ Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca müessirdir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil şuurla işlensin.”


Toplumları sınıf atlattıracak olan da dildir. A dilini konuşan bir toplumun, B dili ile kalkınması, gelişmesi beklenemez. Eğer B diline, A dilinden fazla önem verilirse; toplum kendisi ile yabancılaşır. Bir toplum, bir ulus kendi adına veya insanlık adına ne yapacaksa kendi anadili ile yapabilir.


Ve gelelim bizim dilimiz, kimliğimiz olan Türkçe'ye. Türkçe bugün dünyada 100'u aşkın ülkede, 250'li milyonu aşkın insan tarafından konuşulmaktadır. Büyük bir aile olarak tanımlayabiliriz Türk dilini. Bugüne kadar yapılmış en güzel Türkçe tanımı Y.Kemal Beyatlı'ya aittir. Şöyle diyor büyük şair; “ Türkçe ağzımda annemin ak sütü gibidir.” Bir insanda dil sevgisinin en üst noktasıdır bu.


Türk'lerin dünyada çeşitli coğrafyalarda bulunması nedeniyle Türkçe doğal olarak komşu dillerle etkileşime girmiştir. Kelime almıştır, kelime vermiştir. Bu dillerin başlıcaları Arapça, Farsça ve Rumca'dır. Rumca'dan Arapça ve Farsça'ya göre daha az kelime alınmıştır. Diller arasında bu etkileşimler kaçınılmazdır. Dünya'da tüm diller başka dillerle etkileşime girmişlerdir. Bu nedenle dünyada saf dil yoktur. Saf dil akımlarıda yersizdir. Peki neden diller birbirleriyle etkileşir? Çünkü; canlı, yaşayan bir kavram olan dil yeni sözcüklere, kendisinde olmayan sözcüklere ihtiyaç duyar. N.Sami Banarlı'nın güzel bir tespiti var. Der ki ; İmparatorluklar sadece toprak fethetmez, kelimeleri de fetheder. İhtiyacı olan kelimeleri söküp alır. Ünlü Alman şairi Geothe'de bu durumu şöyle açıklamıştır: “Bir dilin kudreti, kendini, yabancı olan şeyleri atmakta değil, onları yutup hazmetmekte gösterir.” Dilimize giren yabancı sözcüklere bu gözle bakmamız gerekir. Ama bu demek değildir her yabancı sözcüğü alalım.


Türkçe'ye giren yabancı sözcüklerin çoğu artık Türkçe olmuştur. Hem de öz be öz Türkçe. Bir kere halk diline girdiler bunu engelleyemezsiniz. Yani halk diline girmiş yabancı sözcükler, yabancı sözcük olma özelliğini kaybeder. Zaten sözcük halk diline geçerken milli damga vurulur üstüne, Türkçeleşir. Örnek; Araplar minareye “manara” der. Bakın bir sertlik, bir kabalık var. Ama biz bu sözcüğü dilimize alırken minare olarak almışız. Bir incelik, bir güzellik katmışız. İşte bu milli damgadır. Şöyle der Banarlı Hoca ; “ Hiçbir medeniyet dilinin bütün kelimeleri milli olamaz, fakat sesi mutlaka milli olur.”2


Türkçe dünya dilleri arasında en zengin, en güzel dillerden biridir. Hem konuşan insan sayısı bakımından hem de sözcük saıyısı bakımından. Örnek; Türkçe fiil zengini bir dildir. Neredeyse her eyleme bir karşılık vardır. Hatta bu sözcüklerin tamamına yakını Türkçe'dir. Bu atalarımızın göçebe bir yaşam sürmesine bağlanır.


Türkçe'nin ne kadar güzel bir dil olduğunu Şemsettin Sami, Lisan ve Edebiyat adlı makalesinde şöyle dile getirmiştir;


“ Dünyada kulağa en ziyade hoş gelen dil, İtalyanca veya Rumca'dır diyenler var. Lakin tecrübe edenler teslim ve itiraf ederler ki dünyada kulağa en hoş gelen ve anlamayanları bile meftun ve hayran eden bir dil varsa o da İstanbul'da ve devletin büyük şehirlerinde konuşulan Türkçe'dir.

Mübalağa etmeyerek ve sırf milli gayret dolayısıyla söylemeyerek; yabancıların da tasdikiyle diyebiliriz ki, milli lisanımız olan Türkçe, dünyanın en güzel lisanı değilse en güzel lisanlarından biri olduğu şüphesizdir.”


Ali Şir Nevai de Türkçe'yi bir gül bahçesine benzeterek şöyle demiştir; “ Bu alemin gül bahçelerine girdim. Gülleri feleğin güneşinden daha parlaktı. Her yanımda göz görmedik el değmedik daha neler ve neler vardı.”


Türkçe'miz, dilimiz işte bu kadar güzeldir. Her sözcüğüyle güzeldir ve önemlidir. Bir sözcüğün kullanımını yitirmesi binlerce hatta milyonlarca insanın ölmesine eşdeğerdir. Çünkü; bir sözcüğe can verip yüzyıllarca onu kullanarak yaşatan halk, o sözcükle oynar. Bu hakkı vardır. Beğenmezler sonuna bir ek koyarlar, beğenmezler ses değişikliğine uğratırlar, uzatırlar, kısaltırlar... Milyonlarca insan o sözcüğe emek verir. İşte bu yüzden bir sözcüğün kullanabilirliğini yitirmesi milyonlarca insanın ölmesine eşdeğerdir. Bunu dilciler rahatlıkla anlayacaktır.


Türkçe'nin çok büyük kelime üretme yeteneği vardır. Oktay Sinanoğlu şöyle der; “ Dünya'nın en büyük dili ve en üretken dili ve bilimin her dalına yetecek, bütün terimleri türetme kabiliyeti olan başlıca dil, matematik gibi dil.”3


Bu kadar güzel ve zengin bir dile sahipken neden hala dilimize üçüncü, dördüncü dilimizmiş gibi davranırız. Türkçe'ye sahip çıkmak

Türk Milleti'nin tüm fertlerinin aslı görevidir. Vatandaşlık görevi gibi bir şeydir. Vatandaşlık görevleri arasına da eklenmelidir, Türkçe'ye sahip çıkmak.


Çünkü durum vahimdir. İnternet Türkçe'si denen şey dilimizi hızla çirkinleştirmektedir. Yazılı ve görsel basın kötü örnekler oluşturmaktadır. Caddelerde yürürken sanki bir Londra'da, bir New York'da yürür gibiyiz. Herkes üstüne düşen görevi yerine getirmeli. Hiç olmazsa güzel bir Türkçe kullanmaya dikkat etmeli.

Unutmayınız, Atatürkçü olabilmenin temel şartı Türkçe'ye sahip çıkmaktır.





Alıntılar.


  1. Hedef Türkiye, Oktay Sinanoğlu, S.171

  2. Türkçe'nin Sırları, Nihad Sami Banarlı, S.29

  3. Hedef Türkiye, Oktay Sinanoğlu, S.62
                                               

  Ölmez Yurdakul

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !